Geçtiğimiz gün basın gösterimi yapılan Alem-i Cin filmi, sağlam senaryosu ve güçlü oyunculuklarla başarılı bir yapım.. Küçük yaşta babasının annesi tarafından öldürülüşüne tanık olan bir kızın yetişkinlikte zaman zaman gördüğü kabustan kurtulma mücadelesi anlatılıyor.
Senaryosu Alper Kıvılcım ve Özgür Bakar tarafında yazılan film; aslında halüsinasyon gören bir kızın dindarlığın ve bastırılmış cinselliğinin etkisiyle içine ‘cin kaçması’ üzerine örgüleniyor. Kızın gittikçe artan nöbetleri etrafındakilerini korkutmaya başlar. Sorunlar gittikçe karmaşıklaşır. Genç kızın Annesi her ne kadar doktor tedavisini istese de kız kabul etmez. Cinci bir adama başvurur. İkisinin tek ortak hedefi vardır; Cin-i çıkarıp Alem-i Cin’e göndermek.
Bizde Ayçin Tuyun, Süleyman Kabaali, Zeynep Turpçu, Yüksel İvgen, Kadriye Çetinkaya, Cihangir Köse, Yeşim Gündoğdu ve Hatice Yıldız gibi isimlerin rol aldığı Alem-i Cin filminin yönetmeni Özgür Bakar’a sorularımızı yönelttik.
Türkiye’deki Korku Filmi’nin geldiği noktayı değerlendirebilir misiniz?
Toplamda 3-4 senedir sık bir üretim var. Bu kadar yeni bir alan için çok hızlı yol alındı. Türe çok hakim 3-4 yönetmen süreci hem burada hem de yurtdışında sırtlıyor diyebiliriz. Komedi de olduğu gibi korkuda da artık seyirci aralardan çıkmaya çalışan şişirilmiş filmlere yüz vermiyor. Bu da hep daha iyilerini yapmak adına bize gaz oluyor. Bu yüzden hep iyiye giden bir süreç var.
Bu Alem-i Cin filmini yapmaktaki amacınız nedir?
Ülke sinemasını ayağa kaldıracak olan en hızlı çözüm tür sinemasının güçlenmesi ve artmasıdır. Biz komedi ve dram dışında bir alan yaratıp orayı güçlendirmeye devam ediyoruz. Yavaş yavaş bu müzikal, bilim kurgu, farklı dönem filmleri gibi türlere cesaret edilmesini sağlayacaktır.
özellikle diğer korku filmlerinde alışkın olduğumuz öğelerin hepsini kullanmışsınız… özel bir nedeni var mı? Yoksa seyirciyi orada yakalamazsam burada yakalarım düşüncesi mi? Yani bir seyirci kaygısı mı vardı?