Contemporary Istanbul’un 21. edisyonunda Seçkin Pirim’in “Blend” ve “SEN / BEN / BİZ” eserleri, House of Brothers Lounge’da yalnızca biçimsel bir karşılaşma değil; birey, farklılık ve birlikte var olma üzerine güncel bir soru öneriyor.

Contemporary Istanbul bu yıl yine sanatın yalnızca görüldüğü değil, üzerine konuşulduğu bir buluşma alanı olmaya hazırlanıyor. House of Brothers Lounge’da yer alacak Seçkin Pirim’in iki eseri ise kalabalığın içinden oldukça yalın bir soruyla çıkıyor: Bir arada olmak, gerçekten “biz” olmak mıdır?

Pirim’in polyester üzeri oto boyasıyla ürettiği “Blend”, birbirini taşıyan dört ayrı formdan oluşuyor. Asıl dikkat çekici olan, parçaların birleşirken kimliklerini kaybetmemesi. Bir form eksildiğinde yalnızca görüntü değil, denge de değişiyor. Bu nedenle eser, birlik fikrini tek tipleşme üzerinden değil, farklılıkların birbirine alan açması üzerinden kuruyor.

“SEN / BEN / BİZ” ise meseleyi daha kişisel bir noktaya taşıyor. Karşılıklı duran iki form, izleyicinin bulunduğu yere göre kimi zaman ayrışıyor, kimi zaman tek bir hareket gibi görünüyor. Burada heykelin üçüncü unsuru adeta izleyicinin bakışı. Yerimizi değiştirdiğimizde ilişki de değişiyor. Belki insan ilişkilerinde unuttuğumuz şey tam olarak budur: Hakikat bazen durduğumuz yere göre başka görünür.

Ancak bu iki çalışmayı yalnızca “birlikte başarmanın gücü” gibi güvenli bir kurumsal söyleme hapsetmek eserlerin açabileceği tartışmayı daraltır. Pirim’in formları daha rahatsız edici ve daha değerli bir soruya izin veriyor: Bir bütünün parçası olurken ne kadar kendimiz kalabiliyoruz?

Etkinlik 23- 27 Eylül tarihlerinde Tersane İstanbul’da

Sanatın gücü cevabı vermesinde değil, soruyu zihnimizde çoğaltmasındadır. “Blend” ve “SEN / BEN / BİZ” de tam burada anlam kazanıyor. Çünkü bazen “biz” olabilmenin ilk şartı, “sen”i ve “ben”i ortadan kaldırmamaktır.

Önceki İçerikHAZIR MIYIZ? ASIL SORULMASI GEREKEN NEYE HAZIRIZ; Tiyatroya mı Yeni Bir Dünyaya mı Hazırız?
Sonraki İçerikSAHNEDE METİN YOK, EZBER YOK, KAÇIŞ YOK!
Sabit Doğan
SABİT DOĞAN Eğitimci • Yazar • Sanat İnsanı • Dijital İçerik Üreticisi Sanatın İzinde Başlayan Bir Yolculuk Samsun 19 Mayıs Üniversitesi Eğitim Fakültesi Biyoloji Öğretmenliği mezunu olan Sabit Doğan, sanatla ilk kez OMÜ Tiyatro Topluluğu’nda (OMÜTİT) tanıştı. “Kanlı Nigar” oyunundaki Narçin karakteriyle sahneye adım attığında, performansı büyük yankı uyandırdı; oyun onlarca kez sahnelendi, her şehirde yoğun ilgi gördü. Eğitimci kimliğine geçişinde idealizmiyle öne çıkan Doğan, öğretmenliğe Şanlıurfa Siverek’in Hanharabe Köyü’nde başladı. İstanbul’un konforunu geride bırakıp, zor koşullarda eğitim vermeyi seçti. Askerliğini Şırnak Beytüşşebap’ta yaptıktan sonra yeniden İstanbul’a döndü. Yazarlık, Dergicilik ve Dijital Yayıncılık İstanbul yıllarında tiyatro oyunculuğu, metin yazarlığı ve senaryo çalışmalarına yöneldi. Hürriyet Gösteri Dergisi'nde Hami Çağdaş’la birlikte hazırladığı kültür–sanat dosyaları ve röportajlar büyük ses getirdi. Daha sonra kurduğu www.dirensanat.com adlı dijital sanat portalı, 15 yıldır Türkiye’nin en saygın kültür–sanat yayınlarından biri olarak varlığını sürdürüyor. Hem kurucusu, hem yayın yönetmeni, hem de editörü olan Doğan; sanatın ve sanatçının sesi olmayı ilke edindi. Portal, “Yılın En Prestijli Sanat Haber Kaynağı” ödülünü kazandı. Diren Sanat YouTube Kanalı’nda ise 200’ü aşkın sanatçı, yönetmen ve yazarla yaptığı röportajlar sanat dünyasında büyük yankı uyandırdı. Eğitimde İnovasyon ve Duyarlılık Sabit Doğan, Beşiktaş Sakıp Sabancı Anadolu Lisesi’nde biyoloji öğretmenliği yapmaktadır. %0,1’lik dilimden öğrenci alan bu okulda 15 yıldır görev yapmakta; sadece ders anlatan değil, öğrencilerini yaşamla tanıştıran bir rehber olarak görülmektedir. Kurucusu olduğu Robotik Kulübü, ulusal ve uluslararası yarışmalarda birincilikler kazandı. Ayrıca Raylı Sistemler Projesi’ni organize edip yürütücülüğünü üstlendi, Beyaz Bayrak Projesi’nde görev aldı, TÜBİTAK Türkiye Birinciliği kazanan öğrenciler yetiştirdi. Türkiye’de mobbing kavramını ilk kez gündeme getiren eğitimcilerden biri olarak dikkat çekti. Bu konuda açtığı ilk davalar ve kamuoyu çalışmaları birçok kişiye cesaret verdi; hakkında tezler yazıldı. Dijital Dönüşümün Sanatçı Yüzü Sabit Doğan bugün, sosyal medyada milyonlara ulaşan içerikleriyle hem sanatın hem eğitimin yüzünü dijital dünyaya taşımaktadır. Eğitim, sanat, mizah, kişisel gelişim, yemek kültürü ve edebiyatı harmanlayan içerikleri; aylık 40 milyondan fazla izlenme elde etmektedir. Kendisini “bilim ve sanatın izinde yürüyen bir eğitimci” olarak tanımlasa da, izleyicileri onu çoğu zaman evin içindeki bir dost, bir ağabey, bir rehber olarak görür. Sıcaklığıyla, derinliğiyle ve üretkenliğiyle hem öğretmen hem anlatıcı, hem sanat insanı hem de dijital çağın vicdanıdır. “Sanat, insanın kalbine dokunmadan hiçbir işe yaramaz.” — Sabit Doğan